[Flash 9 is required to listen to audio.]

mayoneziseverim:

Sen mi yalancısın, ben mi aptalım? 

İnsanlar katil olabilirler. İnsanlar, pek tabii katil olabilirler.

Sen şimdi bana başka birine aşık olduğunu söylüyorsun. 

Omuzlarımı öpüyordun oysa, elimi yüzüne koyuyordun uykuya dalmadan biraz önce.

Ama insanlar başkalarına aşık olabilirler. Hayır olmazlar.

Tabağı yere fırlatmıştın, dökülmüştü balıklar. Balık sevmezdim. Ama üşüyecektin, o atkıyı takman gerekiyordu.

Çok bağırıyorduk. Çok hayal kuruyorduk. İçimizde hissediyorduk. Gözlerimiz doluyordu. Çok öpüşüyorduk. 

Sen şimdi başkasına mı aşıksın yani?

Neden kaçıyorsun.

Keşke atkıyı takmasaydın ve ölseydin.

Ama insan bir kere aşık olurdu, öyle diyordun.

Ben aptal değilim.

Sen yalancı mısın?

Keşke istediğin kadar sigara içmene izin verseydim ve ölseydin.

İnsan bir yalanı ne kadar sürdürebilir?

Ben aptalım.

O adamın burnunu kırmıştım.

Sabahın 6’sında kapıda ağlıyordun.

Ağaçtaki yazılar kaybolmuş.

Saçlarımı kesiyordum.

Kendini kesiyordun.

İnsanlar katil olabilirler. 

Boyalı iğnelerle kapatmaya uğraştıkça, beni daha da derinlerine hapsediyorsun.

Belki hep ekmek arası bi şeyler yemene izin verseydim ölürdün.

Ve başkasına aşık olamazdın.

Başkasına aşık olamazsın. Hani insan bir kere aşık olurdu, zordu bulmak, görür görmez anlardı. Hani bir kere aşık olurdu insan sana diyorum, hani yalnızca bir kere kalbi öyle hızlı atardı?

Sen yalancısın.

Sen tanıdığım en orospu çocuğu yalancısın.

Ama kola içmene izin verseydim kesin ölürdün. 

Ve o zaman gözlerini kaçıramazdın.

Ölüler gözlerini kaçıramazlar çünkü. Bakışlarından kurtulabilmek için menzilden çıkman gerekir. Sen de öyle yaptın, bilirsin. 

Eğer o gün bana sarılmasaydın ölürdüm. 

Ve başkasına aşık olamazdın.

Sen yalancı değilsin.

Ben aptalım. 

Sen çok güzelsin. 

Hala güzelsin. 

Ben aptalım.

Sen başkasına aşıksın.

Çok aptalım.

Keşke ölsem.

O zaman kokunu alamazdım.

işte bu bukadar kolay değil.

işte bu bukadar kolay değil.

Aşk diye bişey var evet , ve o sürekli bağırıyor.


Sakın arkana bakma, yaşam adaletli değil. Uzakta gülüyor gözyaşların, ama yeterince hızlı koşamıyorsun…

Ve sanırım sen beni öpmeyi unuttun

rainbower:

senin o poponu varyaaaa!

- yerim

rainbower:

senin o poponu varyaaaa!

- yerim

"Anlatamıyorum kimseye. Bu kimseye güvenmediğimden ya da kendimi yalnız hissettiğimden değil. Şu an hayatımda olduğu için çok mutlu olduğum ve en kötü anımda arasam yanıma geleceğine emin olduğum insanlar var gerçekten. Bunu bilmenin ötesi hissediyorum. Ama bazen boşluğa düşüyorsun. Bir gün bitecek yalanlarına kanamıyorsun. Anlatamıyorsun da. Sanki anlatsan gurursuz gibi olacaksın. Aslında anlatacağın şeylerin gururla hiçbir alakası yok. Ama anlatmamaya o kadar alışmışsın ki, anlatamıyorsun. Olmuyor yani. Bir gün geçecek bunu sende biliyorsun. Zamanla geçer diyenlerden nefret ediyorsun ama sende biliyorsun ki bir gün geçecek. Ama şimdi geçmiyor. Lanet olası şu an canını o kadar yakıyor ki, geçmiyor bir türlü. Bir gün geçse de, gün gelip bitse de şu an geçmiyor. Şu an. Yaşadığın an. Ve bunu bilmek, bilirken de anlatamamak o kadar zor ki."
[Flash 9 is required to listen to audio.]

mayoneziseverim:

”Sana dokunmak, tüm insanları affetmek gibi.”

(Source: mayoneziseverim)

Sen gittin, neden hala kimse sana benzemedi? Senden bir tane daha bulamadığıma göre, yoksa gitmedin mi?

(Source: muskulpesentbirhanim)

feriyimben:

http://fizy.com/#s/1u6dj0
Cem Adrian dokunursa kalbime…
“-hala yalnız mısın?+sadece özgür…-peki mutsuz?+sadece alışmış…-peki ya aşık?+sadece eksik… peki ya sen… hala bekliyor musun?-beklemek şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız…+peki ya umut?-umut şimdi hiç görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız.”

feriyimben:

http://fizy.com/#s/1u6dj0

Cem Adrian dokunursa kalbime…

-hala yalnız mısın?
+sadece özgür…
-peki mutsuz?
+sadece alışmış…
-peki ya aşık?
+sadece eksik… peki ya sen… hala bekliyor musun?
-beklemek şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız…
+peki ya umut?
-umut şimdi hiç görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız.”

Mesela diyorum ki : Gitsek?

Mesela diyorum ki : Gitsek?

[Flash 9 is required to listen to audio.]

mayoneziseverim:

İnsan ağlamamak için kendini çok fazla tutarsa, çığlık atarak olduğu yere kusabiliyor. Demiştim bi ara. 

Belki alkolün etkisidir. Spesifik bir neden yoktur ha. Belki izlediğim filmden etkilenmişimdir. Eskiden en fena vahşet sahnelerinden bile etkilenmezken, şimdilerde salata yaparken parmağımın kenarını kestiğimde akan bir damla kanı görünce bile bayılacak gibi olmamın sebebi yaşlanıyor olmamdır belki de.

Önceleri korku filmlerinde kahkaha atarken, şimdi dışarıdan gelen tuhaf sesler yüzünden yorganı kafama kadar çekip ağlamaya başlamamın sebebi, sadece yalnız uyuyor olmamdır. Olamaz mı.

Belki bu şehir bitiriyordur beni. Soğuktan titriyordur ellerim. İyi beslenmediğim için mide ağrıları çekiyorumdur. Belki de eşyalar gerçekten cevap veriyorlardır söylediklerime. Belki özlediğim şey sadece annemdir, kardeşimdir. Başkası değildir.

Burası rüzgarlı, bardaklar kendiliğinden düşüp kırılıyorlardır belki. Sokak köpekleriyle çok uğraşıyorum, kuduz olduğum için günlerce banyo yapmıyorumdur belki. Ya da beynimde tümör vardır ha, o yüzden kafamın içinde koşuyordur tüm o düşünceler. Hala.

Ya da belki hiçbir şey yoluna girmiyordur. Bu siktiğim hal düzelmiyordur bir türlü. Kendimi kandırıyorumdur. Olmuyordur işte. Zorluyorumdur sadece. Olmuyordur. 

Geçmiyordur.

Bitmiyordur. Bitmiyordur işte.

Bitmiyordur. 

(Source: mayoneziseverim)

Ve bu sadece bi fare değil ayıcığa sarılabilen bir fare.

Ve bu sadece bi fare değil ayıcığa sarılabilen bir fare.

İhtiyacım var gibi şeyler söylediğimde genellikle bunu kastediyorum.

İhtiyacım var gibi şeyler söylediğimde genellikle bunu kastediyorum.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

mayoneziseverim:

O ağlamaz. O konuşmaz ulu orta. Saçı sakalı birbirine karışır, belki günlerce aynı çorabı giyer, çok fazla sigara içer, rakı sofralarında iç çeker de; tek kelam etmez. 

O unutur mu sanıyorsun? Artık sevmez mi?

Köpekler gibi sever hala. Rüzgarda uçuşan saçlarına artık dokunamamak yakar ellerini, gıkını çıkarmaz. Kalbi ağzına gelir, girip yatamaz yanına. Koklayamaz bebek kokan gerdanını. 

O umursamaz mı sanıyorsun? Kıskançlıktan kanı çekilir de, kolundan tutup sürükleyemez. O özlemez mi sanıyorsun sen? Nasıl özlemez, nasıl! Ölür ulan. Yine kucağına otursan da, kemiklerini kırana kadar sarılsa istemez mi sanıyorsun sana. 

O kaçar. Dayanamaz bütün bunlara, uzaklara gider. Bambaşka insanlarla, seni hatırlatacak en ufak hatıranın olmadığı yepyeni bir hayat kurar kendine. Sana hiç benzemeyen bir kadın bulur, sevişir onunla. Yabancı bir koku burnunu sızlatmaz mı sanıyorsun. O kahrolmaz mı sanıyorsun sen?

İçinde ne fırtınalar kopar da, sırf sen üşütmeyesin diye derin derin nefes almaz. Erkek adam, nasıl donduğunu hiç belli eder mi. 

Susarak, kaçarak, içerek, uzaklara dalarak, düşünmemeye çalışarak, sahte geyik muhbbetlerine sahte kahkahalar atarak, çok mutluymuş gibi gözüküp, geceleri o lanet yatağa yattığında dişlerini sıkarak kopar kadınından.  

Bağıra bağıra susarak yaşar acısını.

Erkek adam; nasıl öldüğünü, hiç belli eder mi.

(Source: mayoneziseverim)

Tanrım?.

Tanrım?.